• ANKET
Anayasa değişiklik paketine dair referandumda oyunuz nedir?
  • GAZATE MANŞETLERİ
 
  • Beklemiyordum doğrusu
  • Arsenikli kuyu suları konusundaki “Adım adım ölüme gidiyoruz” başlıklı özel haberimiz beklenmeyen bir ilgi ile izlendi, okundu ve tepkiler aldı.
  • 04 Şubat 2010  |  13:28
    •  
    • Yazı Boyutu:
  • Aziz AYKAÇ yazdı...

     

    Kentin belediye iktidarı BDT partisi olunca, haberimizin direk muhatabı da haliyle BDP’li belediyenin yetkilileri oldu. Dahası haberimizin bir bölümünde BDP milletvekili Özdal Üçer idi ve kendilerini geçmişteki açıklamalarından dolayı eleştiriyorduk.

     

    Sorun ise bir kesimin değil, bu kentte yaşayan yaklaşık bir milyon insanın toplumsal sorunu idi. İçilen su zehirli iddialarını ve bunu ispat eden belgeleri ihtiva ediyordu.

     

    Haber hem Şehrivan Gazetesinde, hem de Şehrivan’ın internet sitesinde yayınlanınca Van’dan Ankara’ya kadar yankı buldu ve 2 gün boyunca binlerce telefon, mesaj ve yorumlara muhatap kaldık.

     

    Okurlarımızın yüzde 99’u şu, bu parti mensubu ve taraftarı olsa da, insanların sağlığı sözkonusu olunca bizleri bu haberimizden dolayı adeta kutlama ve destekleme yağmuruna maruz bıraktılar.

     

    Bunların içerisinde bir telefon şaşırttı doğrusu.

     

    BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, Ankara’dan telefonla arıyordu beni.

     

    Çok olgun, siyasi bir eda içerisinde bu hassas konuyu gündeme taşıdığımız için öncellikle teşekkür etti ve kutladı.

     

    Üçer; “Haber konusu halkın sağlığı ile ilgili. Halkın sağlığı sözkonusu olunca hiçbir mazeret olamaz. Kimse bir mazeretlerin arkasına saklanamaz. Burada siyasi particilik, iktidar-muhalefet, geçmişteki belediye, mevcut belediye demeksizin hep birlikte sorunu ciddiyetle ele alarak, bir an önce çözüm üretme noktasına götürmeliyiz. Bizler halkın hizmetleri, özellikle halkın sağlığı için varız, bu görevlere gelmiş bulunuyoruz. Varsa bu uygulamalarda bir hata, bir eksiklik, bir yanlışlık elbette çözümlenmeli ve bu yanlış uygulamadan geri dönülebilinmeli. Benim şahsımı eleştirdiğiniz için asla kızmıyor, küsmüyorum. Örnek bir gazetecilik yapmışsınız. Ben olayı hemen öncelliğe aldım. Belediye Başkan ve yetkilileriyle görüşüyorum. Varsa böyle bir durum, gereği yapılacaktır….” dedi.   

     

    Doğrusu olması gereken bir tavır idi Milletvekili Özdal Üçer’in gösterdiği.

     

    Şeffaflık, hoşgörü bu olsa gerek.

     

    Gazetemizi ve haberimizi ciddi alması bir başka güzellik ve memnuniyet tabii ki.

     

    Tüm bunlara rağmen keşke kentimizde böyle bir şey yaşanmasa, keşke bizler de bu tür karamsar ve soğuk haberler yazmasak diye düşünüyorum.

     

    Telefonun ahizesini bıraktıktan sonra, Özdal Üçer’in bu hassasiyetini diğer milletvekillerinden de beklediğimi hissetim o an. Zira haber konusu olan şey toplumun sağlığı ile ilgili çok önemli bir sorun idi. Keşke iktidar partisine mensup milletvekilleri de bu konu ile ilgilenselerdi, keşke onların da dikkatlerini celp etmiş olsaydı.

     

    Olumlu veya olumsuz eleştirileri, tepkileri kendilerinin hassasiyetlerine gösterge olacaktı sanırım. Kentin ve kent halkının sorunlarıyla yakından ilgili olduğunu ifade etmiş olurdu.

     

    Ne yazık ki şu ana kadar Özdal Üçer’den başka hiçbir vekilimizden tek kelime gelmedi. Sadece AK Parti İl Başkanı Mustafa Bilici aradı, konuyla yakından ilgilendi ve bu konuda fikir beyanında bulundular.

     

    Toplumsal bu tür önemli bir konuda ilde teşkilatı bulunan tüm siyasi parti yetkilileri konuyu gündemlerine almalıydılar, almalılar. Yine sivil toplum örgütleri de öyle. Bu bir günlük, haftalık sorun değildir elbette. 2 yıl önce başlamış, yıllara gidecek bir ciddi sorun.

     

    Bilim adamlarına göre, 5-6 yıl sonra bu kent halkının büyük bir kısmı arsenik su içtikleri için kanser hastalığının pençesine düşmüş olacaklarmış. Öyleyse bu sorun hepimizin, tüm toplumun, tüm partilerin ve STÖ’nin.

     

    Burada bir parantez açmak istiyorum.

     

    Kentte yayın yapan birçok meslektaşımız haberimizi ciddiye almış, görev belemiş ve haberi veb sitelerinde kullanmışlardır. Bu da hassasiyetin bir başka örneği olsa gerek.

     

    Tekrar etmek istiyorum; BDP Milletvekili Özdal Üçer’in habere yönelik hassasiyetine teşekkür ediyorum. Ancak, bir yıl önce muhalefette iken aynı konuya şiddetle tepki göstermişti. Bugün belediyede iktidar olmuşken, başkanına ve kadrosuna bu uygulamayı sürdürmelerine müsaade etmeyecektiler.

     

    Aylardır, yıllardır bu kent halkına içirilen zehirli suyun mazereti, özür dilemesi olamaz. Pardonu falan yetmez bana göre.

     

    Ne olursa olsun, hemen, bir saniye geciktirilmeden arsenik zehirini ihtiva eden kuyular belediyece kapatılmalı, kullanımdan kaldırılmalı ve kamuoyunun önüne çıkıp kendilerinden özür dillenmelidir.

     

    Anladığım kadarıyla Özdal Üçer de böyle düşünüyordur. İşi ciddiye almıştı ve hassasiyetle yaklaşıyordu. İnancım o ki, Üçer, bu uygulamayı hemen sonlandıracak ve buna müsebbip olacaktır.

     

    Milletvekili Üçer’in böylesi bir girişimi Van halkı tarafından takdir ve kabul görecektir. Bizler de yanında yer alıp destekçisi olacağız hiç şüphesiz.

     

    Aksi takdirde arsenikli kuyulardan su verilmeye devam edilirse ben şahsen kendim ve ailem adına yargı yoluna başvurup, tehlikeye düşürülen sağlığımın sağlanması için gereğinin yapılmasını talep edeceğim.

     

    Bu davan geçmişteki belediye yönetimine de, mevcut belediye yönetimine de yönelik olacaktır. Kimsenin benim sağlığımla oynamaya ve tehlikeye atmaya hakkı yok sanırım ve iddia ediyorum.

     

    Sorun, hata işin neresinde ise, ne pahasına olursa olsun sonlandırılmalıdır.

     

    Arsenik zehri ile ölmek istemem asla.

  • Bu Haber 328 kez okundu.
 
  •  
  •  
  •  
 
Bu Haber İçin Hiç Yorum Eklenmemiş. İlk yorumu eklemek için tıklayınız.