Dayımların “Daveti” isminde iri yarı, güçlü kuvvetli bir hizmetçileri vardı. Kaptığı gibi 40-50 bağ otu sırtlardı. Bir çırpıda 6 tenekelik un çuvalını sırtına atar dörtnala giderdi.
Bir tahtası eksikti galiba. 35 yaşlarında olmasına rağmen yoksulluktan kimsesizlikten hala evlenmemişti. Bu nedenle kendisine bir eş bulabilmek için köy kadınlarına güçlülüğünü kuvvetliliğini göstermek şekliyle kur yapmaya çalışırdı.
Yazın 3 kişi kadar tırpan, orak çeker, günün 24 saati motor gibi işten işe koşardı. Kimin ağır işi olsa Daveti’yi yardıma davet ederlerdi.
Daveti koş aşağıya, daveti koş yukarıya. Daveti ot taşır, su taşır, keçe teper, karı kürekler, yolları açar, hayvanları yemler ve suvarırdı.
Köylüler ve kadınlar Daveti’yi ağır işlerinde kullanmak için adını “Maşallah” koymuşlardı.
Maşala oraya, Maşallah buraya.
Maşallah dozer gibi karı yarar, köyün bir başından bir diğer başına yürüdü, yükleri taşırdı, köylülerin beğenisini kazanmaya olağanüstü bir çaba gösterirdi.
Bir iki yıl ancak dayanabildi bu aşırı efora zavallı Daveti, namı değer Maşallah. Bir kış sabahı Maşallah’ın yatağında öldüğü haberiyle uyandık.
Nasıl ölmesin ki, motorlu araç olsa, motor patlatır, defransel dağıtır, krank kırar veya 4 lastiği birden patlatırdı.
Rahmetli Daveti’yi (Maşallah’ı) unutalı yıllar oldu.
Ancak şu sıralarda, yaklaşık bir aydan beridir tekrar bu garibanı anmaya ve hatırlamaya başladım. Nedeni ise CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu.
Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışını ve etraftan kendisine gaz verenlerin halini tıpkı bizim gariban Daveti’nin yaşam kesitine benzetiyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı kimilerince Gandi Kemal’e çıkarıldı.
Gandi Kemal bir anda CHP’lilerin veya bazı gizli hesaplı gazcıların umudu haline geldi. Kimileri Gandi Kemal’e gaz verip ileri sürüyor ve bunun üzerinde hesap kitap yapıyorlar.
Gandi Kemal bu gazla ne kadar yürür acaba?
Gazla balonu şişen ve şimdilerde yükseklerden uçan Kılıçdaroğlu, sonunda hangi sert rüzgâra yenik düşecek, hangi kayaya çarpacak acaba?
Bu suni gaz ile ne kadar zorluğa dayanabilecek?
Bana göre Kılıçdaroğlu’nun sonu bizim Daveti’nin (Maşallah’ın) sonuna benzeyecek. Lastik veya motor patlatıp yolun bir tenhasında çaresiz kalacak.
Bu gaz ona fazla diye düşünüyorum.
Bu gaz onu tehlikeli ve tekin olmayan yollardan geçiriyor şu süreçte. Etrafındaki gizli hesaplı kesim Maşallah… Maşallah…” dedikçe, Kılıçdaroğlu daha bir hızlanıyor. Ömründe sırtlamadığı yükleri alıp uçuyor adeta.
Kılıçdaroğlu aşağı, Kılıçdaroğlu yukarı…
Kılıçdaroğlu Kahraman, Kılıçdaroğlu Başbakan…
Tüm bunlara rağmen Kılıçdaroğlu, Önder Sav’ın maşası. Onda ne kumanda edilirse, Kılıçdaroğlu ayarlanmış cihaz gibi onu yapar.
Bizim köy çobanı Daveti Efendi, aldığı yüklerle hiç olmazsa köy halkına, köy kadınlarına destek sunmuş oluyordu. Ölümü de hiç olmazsa bu yoldan oldu.
Ya Kemal Kılıçdaroğlu’nun faydası, çabası ne için?
Onu bilmeyen mi var?
Tüm çabası, tüm koşuşturması, verilen tüm gazlar demokratikleşmeye, darbelerin sonlandırılmasına engel olmaya, Ergenekon ve çete güçlerinin yok edilmemesi için tavır almadan yana bir çaba.
12 Eylül 1982 darbeci Anayasası devam etsin, kimse dokunup değiştirmesin diyor Maşallah Kılıçdaroğlu.
Bu sebeple kendisi ve partisi şimdiye kadar tam 43 kez Anayasa Mahkemesine dosya taşımış, Hükümetin çalışmalarını, icraatlarını iptal etmek için dava açmış.
Anayasa değişiklik paketinin 12 Eylül'de referanduma sunulması kesinleşince, bizim sosyal demokrat CHP’liler ile Kemal Kılıçdaroğlu, halkın hür iradesinden korkmaya ve telaş duymaya başladılar.
Kılıçdaroğlu, “Hayır” deyin diyor vatandaşa ve bunu kurnazlığa vuruyor. “Hayırda hayır var” diyor.
Bak sen şu sosyal demokrat partinin liderine.
Hayırda hayır olmadığı gibi, onlar gibi sosyal demokratlardan da bu ülkeye, bu insanlara zerre kadar hayırları olmaz.
Zaten her taraflarından, yaka paçalarından şer akıyor adeta. Şerle uyanıyorlar, şerle uyuyorlar. Şer adeta onların besleyici yaşam gıdaları olmuş gibi.
CHP şimdiye kadar 43 defa Anayasa Mahkemesi’ne gitmişler. Siyasi faaliyetlerini bürokratlarla, askerlerin de arkasında olduğu bir yapıyla sürdürüyorlar.
Anayasanın bu değişiklik paketi sonucunda, yargının CHP’yi destekleyebilecek gücü kalmayacak. Kalmadığı zaman CHP’nin de iktidar hayali suya düşmüş olacaktır.