6)BDP bu maddeyi neden boykot ediyor. Anlayamıyorum. Haydi, CHP ve MHP biz düzen partisiyiz. Düzene aykırı bir şey yapmayız. Onun için ne partimiz kapatılır. Ne de Milletvekilliğimiz düşer” diyebilirler. Ya BDP?
BDP’lilerin Referandumu boykot etmeleri veya sandıkta hayır oyu kullanmaları Ahmet TÜRK’ün milletvekilliğinin düşürülmesine dair Anayasa Mahkemesi Kararına okey demeleri anlamına gelir.
7) Yüksek Askeri Şura’nın ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açılmıştır. Değişikliklerin tümü bana aykırı gelse bile, sırf bu maddenin yürürlüğe girmesi için ben evet oyu kullanırım. Senelerdir. Haksız yere birçok subay astsubayın ordudan atıldığını biliyoruz. Bir askeri personel hakkında bir iddia ortaya atılıyor. Düzmece bir mektup düzenleniyor. Gerçek mi değil mi araştırılmadan ordudan atılıyor. Veya adam Allah diyor diye atılıyor.. Bunun itiraz edebileceği bir yer de yoktu. Kendini savunma hakkından yoksun bırakılıyordu. Şimdi hiç olmazsa yargı yoluna başvuracak. Kendini savunma imkânı bulacak. Bu maddeye hayır denilir mi. Hayır diyen vebal altına girer.
Geçenlerde gazetenin birinde yazıldı. Bir subay eşi kanser hastası GATA’da yatıyor. Yaş kararıyla sorgusuz sualsız ordudan atılıyor. Ordu ile işliği kesildiği için askeri hastane ile de ilişiği kesiliyor. Kanser karısını apar topar hastaneden dışarı atıyorlar. 15 gün sonra da karısı ölüyor. İşte kim neye evet neye hayır diyecek bunu bilmeli. Evet demekle nice masum insanlar kurtulacak. Hayır demekle nice haksız uygulamalara sebep olunacak.
8) Memurlarla ilgili tüm disiplin cezalarına karşı yargı yolu açılmıştır. Yani hayır diyelim. Memurun aldığı disiplin suçlarından bazıları yargıya gitmesin. Memurun kaderi eskiden olduğu gibi bir kişinin iki dudağı arasına bırakılsın.Bunumu yapalım.?
9) Adalet Bakanına bağlı müfettişler Cezaevi, Noter ve icra dairelerini ve savcıların idari işlerini denetler.
10) Hâkimler ve savcıların görevlerinden doğan soruşturmalar Yüksek Hâkimler kuruluna bağlı müfettişler tarafından yapılacaktır. Herkes şikâyet ediyordu. Adalet Bakanı siyasidir. Hâkimler üzerinde etkili oluyor. İşte sana reform. Adalet Bakanına bağlı müfettişler sadece Cezaevi, Noter ve İcra Dairelerini teftiş edecek. Mahkemeleri ve savcıların yargıdan doğan işlerini Yüksek Hâkimler Kuruluna bağlı müfettişler inceleyecek. Adalet Bakanı kurulun başı olarak kalıyor. Ancak yeni düzenleme ile oy kullanma hakkı yok. Hâkimler hakkında soruşturmaya izin daireden çıkıyor. Adalet Bakanının bir etkinliği yok.
11) Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı işlenene suçlara ilişkin davalara adliye mahkemeleri bakar.
Sivil kişiler askeri mahkemelerde yargılanamaz. Bunun neresi kötü. Daha ne istiyoruz.
12) Anayasa mahkemesinin üye sayısı 11 den 17 ye çıkarılmış. Yedek üyelik kaldırılmıştır. Üyeler 12 yıl için görev yaparlar.3 üyeyi Sayıştay genel kurulunun ve baro başkanlarının seçecekleri üyeler arasında TBMM seçer. Yenilik olarak bu getirilmiştir. Diğer üyelerin seçimi eski kanunla aynıdır. Muhalefet bu maddeye itiraz ediyor. TBMM bu üç üyeyi seçeceğine göre AK parti kendi yandaşlarını seçer diyor. Peşinen bir dahaki dönemde de Ak partinin meclis çoğunluğunu elde edeceğini kabul ediyor.
13) Anayasa mahkemesi 2 bölüm ve Genel Kurul halinde çalışacak. Siyasi partilerin kapatılması, kanun iptali ve yüce divan sıfatıyla bakılan davalara Genel Kurul bakar. Siyasi partilerin kapatılmasında 2/3 çoğunluk aranır.
14) Askeri hâkimler Hâkimlik teminatı altına alınmıştır.
15) Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı getirilmiştir. Bu çok önemlidir. Mahkemelerden hakkını alamayan veya alamadığına inanan kimseler. Anayasa Mahkemesine başvurabilecek. Anayasa Mahkemesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin işlevini görecek. İnsanlar AİHM ye gitmeden önce buraya başvuracak. Buradan hakkını alamazsa ondan sonra AİHM ye başvuracak. Bilindiği gibi AİHM de bir karar almak 10’larca yıl sürüyor..
16) Cumhurbaşkanı HSYK için direk 4 üyeyi atıyor. Geriye kalan üye seçiminde Cumhurbaşkanının yetkisine son verilmiştir. Hâlbuki eski yasaya göre Cumhurbaşkanı üyelerin tamamını seçiyordu. Kürsü hâkimlerinin hâkimler ve savcılar yüksek kuruluna üye seçme hakkı doğmuştur. Hani diyorlar hâkimlik teminatı yok oldu. Yüksek Hâkimler Kurulu kürsü hâkimleri hakkında karar verecek icabında onların görevine son verecek. Ama kürsü hâkimleri istedikleri üyenin seçimi için oy kullanmayacak. Bumu iyi. Yoksa yeni düzenleme ile kürsü hâkimlerinin Yüksek Hâkimler Kuruluna üye seçmesi mi iyi. Peki, hâkimlik teminatı nasıl gidiyor. Yoksa hâkimlik teminatı sadece yüksek hâkimler için mi var. Kürsü Hâkimleri için hâkimlik teminatı olmasa da olur. Böylemi düşünülüyor.
17) Hâkimler ve Savcılar yüksek kurulu kararlarına karşı ihraçlarla ilgili yargı yoluna başvurma hakkı getirilmiştir. Eğer bu madde eskiden beri yürürlükte olsa idi. Ferhat Sarıkaya görevden atılmazdı. Şimdi görevinin başında olurdu. Buna kim hayır diyecek. Hayır diyen suçsuz yere görevden atılan kimselerin vebalı altında kalır.
Gerçekten Ferhat SARIKAYA görevden atılmasını gerektirecek kadar bir suç mu işledi. Tahkikat yaparken biri efendim bu suçta falan adamında parmağı vardır dese. Bunu görmezden mi gelecekti? Onun dediği ey yetkili makam (askeri savcı) bu adam hakkında böyle bir iddia var. Buyur yetki senindir sen araştır. Bu suç mu? İşte Ferhat SARIKAYA bunun için görevden atıldı.
Anayasanın geçici 15. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Darbeciler yargılanmasa bile ki bana göre yargılanamazlar bu maddenin yürürlükten kaldırılması darbe heveslilerinin heveslerini kursaklarında bırakır. Bu da yeter.
Sonuç olarak yapılan Anayasa değişiklikleri güzel şeyler içermektedir. Zaten karşı olanlarda bu değişikliklerin içeriğine dair bir itiraz ileri süremiyorlar.
Referandumdan sonra herkesin, her kurumun kendine çeki düzen vereceğine inanıyorum.
ideolojik uygulamalardan ve kararlardan azami miktarda kaçınılacağına inanıyorum..
Gazeteler yazdı Hâkim başörtülü bayana “sen başını örttüğün için her türlü hakareti hak etmişsin” diye karar veriyor. Yargıtay bunu tasdik ediyor. Sorarım hangi hukuk sisteminde böyle bir şey Var. En ilkel toplumlarda bile böyle bir düşünce yok. Asrımızda insanlar köpeğe köpek desek acaba hayvana hakaret mi olur veya eşeğe eşek demek hakaret mi olur diye kafa yorarken bir hâkim sen başörtülüsün o halde her türlü hakareti hak ediyorsun diyor. Türkiye artık bu tür ideolojik kararları kaldıramıyor.
İşte kurumların ideolojik bir kurum olmaktan çıkarılması için referanduma evet.
Anayasa değişikliği Ak partinin işi değil. Milletin işidir. Referandumda ne Kürtler BDP’nin ne de Türkler MHP’nın peşine takılmayacak. Bu iş partilere bırakılmayacak kadar önemlidir. Herkesin geleceğini ilgilendiren bir meseledir.
Onun için buna EVET demek lazım.